Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir
Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir
Gölmarmara, Manisa’nın ilçelerinden biri olup, doğuda Salihli, kuzeydoğuda Gördes, kuzeyinde Akhisar, batıda Saruhanlı, güneyinde Ahmetli ve Salihli ilçeleriyle çevrilidir. İlk yerleşimin ne zaman olduğu bilinmemekle birlikte adını yakınındaki gölden ve mermer yataklarından aldığı tahmin edilmektedir. İlk olarak Marmara Dağı’nın eteklerine yerleşen halk, zamanla ovaya doğru yayılım göstermiştir.
İlçe, Atatürk, İhsaniye, Yeni Camii, Eski Cami, , İsmetpaşa, Kayapınar merkez mahalleri, Ayanlar, Beyler, Çamköy, Çömlekçi, Değnekler, Hacıbaştanlar, Hacıveliler, Hıroğlu, Kayaaltı, Kılcanlar, Ozanca, Taşkuyucak, Tiyenli, Yeniköy, Yunuslar kırsal mahalleleri olmak üzere 21 mahalleden oluşmaktadır.
İlçenin rakımı 155 m, yüzölçümü 288 km2, il merkezine uzaklığı 66 km, 2023 verilerine göre toplam nüfusu 15 bin 211’dir.
İlçenin en önemli ekonomik faaliyetinin başında tarım gelmektedir. Yaz ve kış aylarında çeşitli tarımsal ürünlerin yetiştirildiği ilçede özellikle kavun, karpuz, domates, kırmızıbiber, yeşilbiber, pamuk, tütün, lahana, mısır, üzüm ve zeytin üretimi yoğun olarak yapılmaktadır. Son dönemlerde tarıma dayalı sanayi konusunda da adımlar atılmış olup kurulan zeytinyağı fabrikaları dikkati çekmektedir.
İlçeye yapılan en önemli yatırımlar arasında Güneş Enerji Santrali (GES) bulunmaktadır. 10 dönümlük alanda, 550 kw gücünde olan GES ile belediye merkez binası, ilçe sokak lambaları ile şantiye binasının tüm elektrik ihtiyacını karşılanıp, fazlası da satılarak ilçe belediyesine ek gelir yaratılmaktadır. Yine Gördes Barajı üzerine kurulan hidroelektrik santrali ile hem elektrik üretilmekte hem de çiftçilere tarımsal sulama hizmeti verilmektedir. Gölmarmara Belediyesi Sakarya Belediyesi’nden sonra kendi hidroelektrik santralini kuran ilk ilçe belediyesi olma özelliğini taşımaktadır.
GÖLMARMARA’DA GEZİLECEK YERLER
Gölmarmara’nın doğal, tarihi ve turistik yerleri; Yeniköy Tümülüsü, Kuyutepe Mevkii Tümülüsü, Asartepe Höyüğü, Kılcanlar Höyüğü, Çömlekçi Mahallesi-Çömlekçi Mağarası (Tabiat Anıtı), Gedevre Tepesi, Maiboza/Julia Antik Kenti-Ören Yeri, Kaymakçı Kazıları, Halil Oğlu Haşim Hamamı, Sarı Ahmet Paşa Hamamı, Halime Hatun Hamamı, Halime Hatun İmareti, Halime Hatun Medresesi, Halime Hatun Camii, Türbe Camii, Şahuban Camii, Hanefi Sultan Türbesi, Ali Baba Türbesi, Tırpan Dede Türbesi bulunmakla birlikte bunlardan en dikkat çekenleri şöyledir:
Halime Hatun Külliyesi
Halime Hatun Külliyesi (Medresesi) 1595-1605 yılları arasında inşa edilmiş olup, imaret ve cami barındırır. Aynı zamanda gelir getirmesi için külliyenin içinde bir de hamam yer alır.
Yenicami mahallesinde bulunan camii, Şahuban Camii’nin kuzeyine inşa edilmiştir. III. Mehmet, 1595 yılında tahta geçmesi ile sütannesi Halime Hatun için yaptırmıştır. Plan tipolojisi bakımından Şahuban Camii’nin kaliteli bir benzeridir. Kare planlı bir harim ve üç bölümlü son cemaat mahallinden mevcuttur. Harimin üstü tek kubbe ile örtülüdür. Minaresi kuzeydoğu cephede camiye bitişik durumdadır.
Caminin kadınlar bölümüne girildiğinde tavan bölümündeki altın yaldızlı kalem işleri göze çarpar. İki renkli mermer kullanılarak yapılmış olan minber ise mutlaka görülmesi gereken detaylar arasındadır. Camiinin bilinen bir kitabesi yoktur.
Külliyedeki kısmen mermerden yapılmış olan orijinal şadırvan ise oldukça ilgi çekici bir yapıdır.
Halime Hatun İmareti, Halime Hatun tarafından yaptırılmış olup, külliyenin bir parçasıdır. “L” şeklinde düzenlenmiştir. Avlunun güney ve doğu yönlerinde kubbeli dört oda mevcuttur. Odaların üzeri kubbe ile örtülüdür.
İmaretin güneyinde yer alan Hamam, 1595 yılına tarihlenmektedir. Bugün yıkık bir vaziyettedir. Hamam kare plana sahiptir. Külliyeye gelir sağlaması için çifte hamam düzenlendiği belirtilmektedir. Kubbeleri yıkılmıştır. Duvarları kısmen sağlamdır.
Şahuban Camii
Şahuban Camii, Eskicamii mahallesinde bulunmaktadır. Caminin üstünde inşa tarihi 1600 olarak geçmektedir. Camii, Sarı İbrahim Paşa’nın kızı Şahuban Hatun tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı bir harim ve son cemaat mahallinden mevcuttur. Yapan kişi ise bilinmemektedir.
Şahuban Medresesi de yine Şahuban Hatun tarafından cami ile aynı yılda yapılmıştır. Bu eserden günümüze yalnızca moloz, taş ve tuğla örgülü harap olan bir oda kalmıştır. Yapının arka bahçesinde mezar taşları bulunmaktadır. Bu mezar taşlarının ikisi hala sağlamdır. Ancak kimlere ait olduğu kesin bilinmemektedir. Kare planlı ve tek kubbeli olan cami, tarihi yapısı itibariyle ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir.
Sarı Ahmet Paşa Hamamı
Hamam, Halime Hatun külliyesinin bir parçası olarak Gaziler Caddesi, Pusanga sokaktadır. Hamam, XV. yüzyıl Osmanlı Dönemi eseri olup, mimarı belli değildir. Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde 1474 tarihli vakfiyesi bulunmaktadır. Kare planlı çifte hamamdır. Her iki yapıya da kuzeyde yer alan sivri kemerli açıklıklardan girilmektedir. Yapının bu cephesi büyük ölçüde toprak altında kaldığı için cephe tam anlaşılamamaktadır.
Doğudaki hamam 6,88 cm x 6,88 cm ölçülerinde kare kübik planlı soyunmalık kısmı pandantiflerle geçilen kubbe ile örtülüdür. Güneyde eksenden doğuya kaymış sivri kemerli bir kapı ile ikinci mekâna geçilmektedir. Bu mekân sıcaklık olup, kare planlı ve pandantiflerle geçilen kubbe ile örtülüdür. Kubbesine altıgen fil gözleri yerleştirilmiştir. Mekânın içte giriş kapısı üzerine sadece bu cephede iki sıra büyük mukamas dizisi süsleme bulunmaktadır. Bu mekânın güneyinde ise girişi güney batı köşede bulunan kare planlı halvet yer almaktadır. Mekânda kubbeye geçiş iki parçalı üçgenlerle sağlanmıştır. Ancak bugün kubbesi tamamen yıkılmıştır. Halvetin batısında bir halvet daha bulunmaktadır.
Batıdaki hamamın cephesi kuzeye doğru biraz çıkıntı yapmaktadır. 7,90 cm x 8,00 cm ölçülerinde kare planlı soyunmalık bölümü, Türk trompu üçgenlerle geçilen kubbe ile örtülüdür. Kubbenin ortasında mekânı aydınlatan bugün tahrip olmuş sekizgen aydınlık feneri bulunmaktadır. Altta soyunmalığın ortasına mermerden kare biçimde havuz yerleştirilmiştir. Güneyde eksenden doğuya kaymış dikdörtgen şekilli bir çökertme, içine yerleştirilmiş sivri kemerli bir kapıdan kare kübik planlı sıcaklık kısmına geçilmektedir.
Kubbe ile örtülü bu mekânda kubbeye geçiş prizmatik Türk üçgenleriyle sağlanmıştır. Sıcaklık altıgen fil gözleriyle aydınlatılmıştır. Güney duvarlarındaki sivri kemerli açıklıkla halvete giriş yapılır. Halvet kare planlı Türk üçgenleriyle geçilen kubbeyle örtülüdür. Halvetin batısındaki mekâna giriş mümkün olamamıştır ancak genel olarak dikdörtgen planlı olduğu anlaşılmaktadır. Hamamın güneyinde doğu batı doğrultusunda dikdörtgen planlı, beşik tonozla örtülü su deposu yer almıştır.
Girişin batısında aynı seviyede ve üstte sivri kemerli pencere açıklığı bulunmaktadır.
Hamamda malzeme olarak moloz taş ve tuğla kullanılmıştır. Moloz taş örgü malzemesi olarak duvarlarda, tuğla ise moloz taşların arasında kapı ve pencere kemerleri ile örtü sisteminde karşımıza çıkmaktadır.
Hamam günümüzde restore edilmektedir.
Hanefi Sultan Hz. Türbesi
Türbe Camii içinde bulunan türbe, kıble tarafında minber dibindeki kapıdan geçilerek ziyaret edilebilir. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde “Hanefi Sultan bizzat caminin mihrabı önünde kurşunlu kubbe-i ali içinde medfundur. Hanefi Sultan menkıbe ve kerametleri bol bir ulu sultandır. Bu camiler dışında zaviyeleri olan şehrin halkı fakir olmakla beraber ayanı tamamen müderrislerden oluşmaktadır. Ziyaret yeri olarak Hanefi Sultan, yanında Mehmet Baba ve Ali Baba isminde zatlar bulunmaktadır.” olarak geçer.
Türbe Camii içindeki tarihi taşta;
“Harab olmuş iken Türbe-i Cami-i Şerifi
Hacı Müezzinzade Mehmed Efendi namıyla bina oldu
O ferzend-i Al-i Bahta hayra mazhar olmaktır maksud
Mücerred lutfa hakkıyla hitam-ı pezir oldu
Hezaran şükr edüp Hakk’a irişdim ikmaline
Bi hamdillah bu tarih ile Cami-i Şerif tamam oldu”
Yani, türbe ile birlikte cami harap olmuş iken Hacı Müezzinzade Mehmed Efendi namıyla yeniden inşa edildi. O bahtı yüce hayırseverin maksadı her zaman hayırlı eserler ortaya koymaktır ki Hakkın’ın inayetiyle bu hayır eserini de yapmaya muvaffak oldu. Cenab-ı Allah Hazretlerine binlerce şükür olsun ki bunu tamamlayabildim.” yazar.
Kaymakçı Kazıları
Kaymakçı Arkeoloji Projesi, Marmara Gölü’nün batı kıyısına bakan Orta ve Geç Tunç Çağı’nda Kaymakçı ve çevresinde kazı ve ilgili araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla 2014 yılında başlamıştır. Gölmarmara Hacıveliler Mahallesi’nde yürütülen kazılar, bölgenin Lidya dönemi öncesine ışık tutmayı amaçlamaktadır. Geç Tunç Çağ’ın (MÖ 1600-1200) henüz aydınlatılmamış karanlık noktalarına ışık tutacak olan çalışmalar; ABD, Avrupa ve Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden gelen arkeologların oluşturduğu uluslararası kazı ekibi tarafından gerçekleştirilmektedir.
Bölgedeki ilk bulgulara, projenin kazı başkanları Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Christopher H. Roosevelt ile Christina Luke’nin, 2001 yılında Lidya kral mezarlarının bulunduğu Bintepe tümülüslerinde doktora tezi için araştırma yaparken ulaşılmıştır. Roosevelt ile Luke tarafından 10 yıl boyunca yaz aylarında bölgede yüzey araştırmaları yapılmış, 2014 yılında Kaymakçı Arkeoloji Projesi çerçevesinde kazı izni alınmıştır. M.Ö. 2 binli yıllara ait Hitit İmparatorluğu kaynaklarında “Seha Nehri Ülkesi” olarak adı geçen bölgedeki çalışmalarda sur duvarları ile çevrili bir kale, kale dışı yerleşim alanı ve çeşitli kalıntılara ulaşılmıştır.
Elde edilen bulgulara göre, MÖ 2000’de Marmara Gölü havzasında 6 adet kale bulunmaktadır ve kaleler arasındaki uzaklık bir yürüyüş günü mesafesindedir. Kaymakçı Kalesi de 86 dönümlük kalesi ve kale dışı yerleşimiyle birlikte yaklaşık 250 dönümle 6 kalenin en büyüğü olarak öne çıkmaktadır.
Kazılarda yerin altında çok fazla derinde olmayan bir kent olduğu, kalenin ise aynı dönemlerde varlığını sürdüren Truva’dan 4 kat daha büyük olduğu anlaşılmaktadır. Yine bu yerleşimin, Orta Tunç Çağı ve özellikle Geç Tunç Çağı dönemlerine ait, tarihte parayı ilk kez kullanan Lidyalıların henüz altın ve gümüş kullanmayan atalarının yaşadığı bir başkent olduğu tahmin edilmektedir.
Bölgede yürütülen çalışmalar hem bölgenin tanıtımına ve gelişimine katkıda bulunması hem de tarihe ışık tutması açısından oldukça önemlidir.
© Tüm haklarımız saklıdır 2024. Web Tasarım: Websight